Ata ve Latife Hanımefendi-Semra Topçu


Merhaba Sevgili Takipçilerim,

Bugün sizlere çok özel bir kitabı tanıtacağım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve eşi Latife Hanım üzerine yazılmış, oldukça seviyeli ve üslubu güzel bir kitap.

Bizim milletimiz magazine biraz fazla düşkün. Bilhassa lise yıllarında aldığım tarih derslerinde hep bunu farkederdim. Hele konu Atatürk olunca tabii ki onun hakkında birçok şeyi bilmek istiyor insan.

Kitaba geçmeden önce Atatürk ve Latife Hanımefendi'nin aralarındaki bağa çok büyük saygı duyduğumu belirtmek istiyorum. Bu kitabı özellikle seçmemin sebebi de bu. Yazar da konuyu oldukça saygılı ve ince bir şekilde kaleme almış. 

256 sayfa süren kitap, kaynakça ve içinde yer alan fotoğraflar açısından oldukça doyurucu. Dili gayet akıcı ve insanda konu üzerine daha fazla okuma isteği uyandırıyor. 

Yazar, ''aksi, huysuz, geçimsiz'' olarak nitelendirilen Latife Hanımefendi'yi o dönemde yaşamış ve çok iyi eğitim görmüş bir genç kız olarak anlamamız gerektiğine dikkat çekiyor ve yazdığı eserle de bunu başarıyor. 

Latife Hanım Atatürk ile evlendiğinde henüz çok genç. Birçok dil biliyor. Avrupa'da aldığı eğitimden yeni dönmüş ve  İzmir'in önde gelenlerinden varlıklı bir ailenin kızı...

Atatürk onun hep Türk kadınlarına örnek olduğunu sıklıkla dile getiriyor. Nitekim onu Latife Hanımla evliliğe götüren sebeplerden biri de bu...

Bu çağdaş, görgülü, naif ve aynı zamanda cesur kadından etkilenmemesi mümkün değil...

Evet, Latife Hanım gerçekten de çok kıskanç birisi. Okurken hep aşırı buldum onun kıskançlığını fakat zannediyorum ki kendisi halkın gönüllerinde taht kurmuş, büyük bir liderle evlenirken bir derece ihmal edilebileceğini pek düşünmemiş.

Çok büyük aşk duymuş Atatürk'e. Öyle ki daha onu hiç görmeden boynundaki kolyede fotoğrafını taşıyor. Ayrıca çok da mert bir Türk kadını.

Evlendiklerinde henüz 20'li yaşlarda. Ancak hiç de toy değil. Kendisini çok iyi yetiştirmiş ve yetiştirmeye devam ediyor. 

Atatürk'ün gönlünde hep ayrı bir yeri olmuş. Ayrılsalar bile... Birbirlerine hep saygı duyarak hayata veda etmişler. Ne kadar da asil!

Bir zaman geliyor ki büyük sorumluluklara sahip olan bir lider bu evliliği yürütemeyeceğine karar veriyor. Çok kısa sürüyor bu evlilik ama etkisi bir ömür bitmiyor.

Öyle ki Atatürk ölmeden evvel Latife Hanım'ı yanına çağırıyor, onunla helalleşiyor ve ona şu sözleri söylüyor:

İkimiz de çok yanlış işler yaptık. Hatalarımızdan asla pişman olacak kişiler değiliz. Ne yaptıysak hatalarımızı gururla taşıdık. Onun için ben üzülmüyorum sen de üzülme.

Bence aralarında geçenlerden ziyade aşkları, saygı ve sevgilerine saygı duyulmalı ve örnek alınmalı.

Latife Hanım'ın anıları şuan TTK'da bulunuyor. Ancak ailesi kendisinin özel hayatının ifşa edilmesini istememiş ve yayınlanmamış. Açıkçası orada yazanlar belki bize Atatürk hakkında daha fazla bilgi verecek ama bir insanın en özelini de öğrenmiş olacağız. O nedenle ben de yayınlanması taraftarı olamayacağım. Şahsen en özelimin herkes tarafından bilinmesini istemezdim. Bir de romanı varmış bu anıların arasında. Merak etmedim değil.

Bu sevdaya bir genç kızın açısından bakmak çok farklı oldu. Halen kendisinin yalnızca kıskanç, sevimsiz bir kadın profil çizmesi bence rahatsız edici. Biraz da o dönemde Atatürk'ün etrafında bulunanların bu evliliği tasvip etmemesinden kaynaklı, bilgiler bizlere bu şekilde ulaşmış olabilir bence. 


Evet, ağlıyorum Paşa Hazretleri. Ama yalnızca üzüntüden değil bazen insanlar sevinçten de ağlar.Yansın, yıkılsın hiç mühim değil. Bayrağımız, şerefimiz kurtuldu. Bundan daha büyük mutluluk olur mu?

Ben iki kere öldüm. Biri 1925'te boşandığımızda, diğeri de 1938'de Kemal öldüğünde...

Sevgiler...

6 yorum:

  1. Merhaba. Senin de söylediğin üzere kısa süren ama etkisi hala devam eden bir evlilik. Bu konuda yazılmış çok fazla kitap var ama kitap kaynakça ve fotoğraflarla da desteklendiği için konuyla ilgili güzel şeyler öğrenebileceğimi düşünüyorum. Okuyacağım kitaplar listesine ekledim. Paylaşım için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim Duygu. Saygı ve sevgi ile başlayan ve biten bir evlilik çok daha kısa sürse bile güzel olurdu. Sevgiler :)

      Sil
  2. atanın yaverinin kitabını okumuştum. latife köşkte üst katta zıp zıp zıplarmış, ata aşağıda yemek yerken arkadaşları ile. o da haklı, ilgi bekliyo, ama ata da haklı meşgul. ama ata ve latifeden yaptığın alıntılar çok duygulu yaa. latifenin evini gördüm izmirde, bizim maalle hatta, annemler de oraya yakın işte :) bu kitap okunurmuş ivit tişkir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla yaverini de evden gönderiyor bir süre Latife Hanım. Ona Fikriye Hanım'ı hatırlatan herkesi uzaklaştırmak istiyor. Kıskançlık ah bu kıskançlık... Her ikisinin de hatalı yönleri var ama birbirlerine saygı duymayı bilmişler. Ne güzel. İzmir ah İzmir şuan hayalim İzmir'de olmak. Hem oraları görürdüm hem de önemli ve özel birini... :)

      Sil
    2. :) işallah dilediğin gibi oluuur :)

      Sil
  3. Nice post! Your blog is amazing!
    Following you! Follow back?

    http://colourfulmadness.blogspot.com

    YanıtlaSil