...Kalbim Kırıldı ve Güçlendim...



''Kalbim kırıldı...''

Sıkça kurduğumuz cümlelerdendir değil mi?

Kalbim kırıldı, incindim, yüreğim parçalandı, dağlandı...

Acıyı, üzüntüyü, kederi hep ''kalp'' organıyla bağdaştırmışız.

''Kalbimiz işte en çok incinen yanımız'' demiş Ahmet Telli...

''Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı'' 

demiş Murathan Mungan...

Ben de çok söyledim: 

''Kalbimi kırdın, yüreğimi incittin...''

Kalbimize olanların asıl sebebi olan beynimizi ise hep unutmuşuz.

Beynin de hastalanabileceğini unutmuşuz.

Kalp yarasına deva ararken beynimizin oyunlarını görmezden gelmişiz hep.

Evet, beyin de rahatsızlanabilir. Hem de kalbe giden yol oradan geçer. Kararlarımız, sorgularımız, yanılgılarımız, inandıklarımız, savaştıklarımız... Onun yönlendirmesiyle sirayet eder kalbe...

Ben bir psikolog ya da psikolojik danışman değilim. Beyne dair bilimsel konulara ilgi duyup kitaplar okusam da bu konunun uzmanı olmadığımdan söyleyebileceklerim kısıtlı. Ancak insanın ''yürekten incindiğini hissettiği hastalıkların ya da sorunların'' tespitini kendi kendine başarabileceğine inanıyorum.

Bu dünyaya bir misyon için gönderildiğimi düşünüyorum. Bu güne kadar başarılı bir öğrenci ve iyi bir insan olmayı başarabildiğim kanaatindeyim. Ancak asıl misyonum bu başarılardan ya da iyi bir kariyerden ibaret değil.

 Einstein şöyle söylemiş: 

''Aptallara göre insanlar ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere sekizden fazla kategoriye ayrılırlar. Halbuki durum bu kadar karmaşık değildir. İnsanlar sadece ikiye ayrılırlar: İyi insanlar ve kötü insanlar.''

Bu değerli bilim insanının çalışmalarına dair yazdığım tezle bağlantılı geniş bilgiye sahibim. Ancak benim için Einstein'ı önemli kılan işte bu sözü olmuştur.

Bir insanın inancı, fikri, ırkı, dili, rengi veya çok daha basit şekliyle ''seçimleri'' yüzünden yargılanması kadar saçma bir şey görmüyorum evrende. Hepimiz ''insan'' olmakla eşit değil miyiz zaten? İnsan olmak, ''insan gibi insan'' olmak, ''kamil insan'' olmak... Bunlar önemli kavramlar...

Dilim, dinim, ırkım için değil belki ama en temel hakkım olan ''seçimlerim'' için yargılandığım ve adaletsizlikle karşılaştığım bir zamanın içinde, bu olayın geçmişime oluşturduğu domino etkisiyle zor günler yaşadım. Sabahlara kadar kabuslar görmek, tüm enerjim çekilmiş gibi hissetmek, mutsuz hissetmek, huzursuz hissetmek, sinirlilik hali...

Biliyorum tüm adaletsizliklerin önünde adil bir Yaratıcı var. Ona inanmak bana güç veriyor. Ona ve onun yarattığı bir kul olan kendime çok inanıyorum artık. Başaracağım. Bu güne kadarki tüm sıkıntılarla bağımı kesip yepyeni bir çizgide mücadeleme devam edeceğim. Kendime inanıyorum.

Misyonum mu? Çok basit. Sadece iyi bir insan olabilmek ve bunu her daim sürdürebilmek...

Allahım sana şükrediyorum. 

Sevdiğim sevildiğim bir ailede, kitaplara ve sana duyduğum bağlılıkla, vatan sevgisi ve bayrak aşkıyla büyüdüğüm için teşekkür ederim. 

Şiir okumayı çok severim. İlk öğrendiğim şiir Arif Nihat Asya'nın ''Bayrak'' şiiri olduğu için, sonrasında Çanakkale Şehitleri'ne şiirinden Nazım Hikmet'in o manidar dizelerine kadar birçok şiiri ve şairi okumayı sevdiğim için teşekkür ederim.

Yazmayı çok severim. Daha ilkokulda yazdığım ilk şiirlerden biri ''Askerime Mektup'' başlığını taşıdığı için, sevdiğim insanları mutlu etmek için onlara şiirler yazdığım için, bu hayatı terketmişlerse bile duygularımı şiirlere ve satırlara döktüğüm için, yürekli biri olduğum için teşekkür ederim.

 İnsanları sevdiğim, onlara saygı duyduğum, eşitlikçi biri olduğum, açık görüşlü bir birey olduğum, sormayı, sorgulamayı, ülkemi, insanlarını, tüm insanlığı sevdiğim ve sevgi dolu olduğum için teşekkür ederim.

Başkalarını yargılamamayı, onları görüşlerinden evvel insan olarak değerlendirmeyi, çabalamayı, mücadele etmeyi öğrendiğim için teşekkür ederim.

Her dilden ve dinden insanla anlaşabildiğim, onlarla etkileşim kurmayı sevebildiğim, sırf bu yüzden dil öğrenmeye bile istekli olduğum için teşekkür ederim.

İnsanları aydınlatmayı, onlara iyi gelmeyi, dost olabilmeyi, arkadaş kalabilmeyi başarabildiğim için teşekkür ederim.

Gülebildiğim, ağlayabildiğim, sevinebildiğim, hüzünlenebildiğim, türlü türlü nimetleri tadabildiğim için teşekkür ederim.

Doğru yoldan şaşmamaya gayret sarf ettiğim, adil davranabildiğim, düşsem de kalkabildiğim, yorulsam da yol alabildiğim, hatalarımdan ders alabildiğim için teşekkür ederim.

Kendime ve sana teşekkür ederim.

Tüm bunları yaşıyorsam bir sebebi vardır. Bu tekamül sürecinde daha da kuvvetleniyorum... Kim bilir gelecek daha güzel ve hayırlı günler içindir belki. Neden olmasın?

 Nereden mi çıkardım tüm bunları?

''Kalemimden Dökülenler'' kategorime daha evvel hiç bu kadar istekle yazı yazmamıştım. Şimdi daha çok yazmak istiyorum. Buna vesile olan https://www.dahamutluyuz.com/ blogunun sahibesi Sevgili Yurdagül Hanım'a bir teşekkür etmek ve kalemimden dökülenleri sizlerle buradan paylaşmak istedim. İşte bu satırlar onun ışığında yazılmıştır. 

Yurdagül Hanım'ın blog yıl dönümü için yapmış olduğu çekilişin kazananı olarak onunla çok verimli ve benim için kıymetli bir görüşme gerçekleştirdik. Çok ama çok istemiştim bu görüşmeyi. Nasip oldu. Kendisi bana o kadar iyi geldi ki artık kendimi daha şanslı ve güçlü hissediyorum. Elbette bir anda olmayacak yükselişim. Yavaş yavaş da olsa ilerleyeceğim. Bakın o fotoğraftaki benim gerçekten hayatımın bir anında yürüdüğüm bir yol. İşte öyle güzel bir yol çizdim kendime. Bu yolda Yurdagül Hanım'ın önerilerini ve verdiği ödevi asla unutmayacağım, ihtiyaç hissettikçe kendime telkin edeceğim.

Hayatınızda hep yüreğinize ama en önemlisi beyninize dokunabilmeyi bilen insanlar olmasını temenni ederim. Bugün Yurdagül Hanım 'o' kişiydi. Kendisine sonsuz minnetlerimle...

Sevgiler...









23 yorum:

  1. Tek kelimeyle enfes bir yazı olmuş!

    YanıtlaSil
  2. İkinizde çok yürekli ve güzel insalarsınız seviyorum sizleri❤❤😊 tek kelimeyle şahane çok güzel bir yazı olmuş yüreğine kalemine saglik canım benim ❤❤dilerim her şey o güzel o güzel gönlünce olur 😊❤sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de seviliyorsun... :) Çok teşekkür ederim yorumun yüzümü güldürdü. Evet kendisi çok kıymetli birisi bence de... İnşallah her şey senin de gönlünce olur. Sevgilerimle

      Sil
  3. ne güzel içten bir yazı olmuş kalemine sağlık canım

    YanıtlaSil
  4. Yolunuz açık olsun. Yurdagül Hanımı takip ediyorum. Çok başarılı , azimli ve çalışkan birisi. Size faydası olmuş ne güzel. Yüreğinize sağlık. Çok güzel yazmışsınız.Söylediklerinizin hepsine katılıyorum. Sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için :) Sevgi ve saygılarımla :)

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim Saadet Hanım. Sevgiler :)

      Sil
  5. Kaleminize sağlık, Çok başarılı bir iş gerçekleştirmişsiniz ikiniz de :D

    YanıtlaSil
  6. Cok güzel bir yazi olmus canim. Bazen haksizliklara ugrasak da ideallerimizin pesinden kosmak gerek. Sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Derya Abla. Sevgilerimle :)

      Sil
  7. harikasınız, ne kadar etkileyici yazmışsınız, sizin adınıza çok sevindim, hep böyle mutlu ve umutlu olmanızı dilerim, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. :) Hakeden herkes çok mutlu ve umut dolu olsun...

      Sil
  8. Çok güzel bir yazı. Üstelik kendimi buldum sanki. Eminim pek çok kişi de aynı şeyi düşünmüştür. İnsan olmanın amacını "iyi olmak"olarak anlayanlar bu yazının altına yüreğini koyar. Yolunuz açık olsun. Bu arada Yurdagül Hanım çok gayretli bir insan."dildennagmeler.blogspot.com"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim. O iyi insanlar birer birer karşıma çıktığı için onlardan esinlenip iyi olmayı felsefem edindim kim bilir... Yurdagül Hanım da onlardan biri. Teşekkürler :)

      Sil
  9. Einstein çok doğru demiş. Aslında yaratılış amacımıza kadar inebilsek anlayacağız da işte o kısma gelemedik dünya hırslarından henüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef iyilikler olduğu gibi kötülüklerde olacak... Bu da dünyanın bir parçası. Daha iyi bir dünya ve insanlık dileğiyle...

      Sil
  10. Yurdagül'ü okudum, hemen buraya geldim. Ne güzel yazmışsın yavrum, çok anlamlı ve Allah'a teşekkürlerini okurken çok duygulandım. Yurdagül beni, grip ve ardından depresyonumun çullandığı günlerde telefonla aramıştı yakın tarihte. O kadar duygulandım ki, aynı şeyleri hissettim senin gibi.
    Ömrün huzur dolu geçsin yavrum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendisi çok iyi bir insan. Enerjisi en depresif insanı bile ayağa kaldırır bence. Ece ablacım çok teşekkür ederim. :) Saygı ve sevgilerimle...

      Sil