Dönüşüm-Franz Kafka



Dönüşüm...

Eşsiz bir metamorfoz hikayesi...

Kafka bu öyküsüyle edebiyat dünyasında çığır açmış, kült eserlerden birini ortaya koymuş.

Bu öykü kitaplık raflarında eskimeye bırakılmamalı, hayatın bazı dönemlerinde mutlaka tekrar okunmalı. Lisede, üniversite yıllarında, iş hayatında, orta yaşlarda ve ikinci baharda. Eminim her okuduğunda farklı bir lezzet sunacaktır insana.

Ben ilk olarak üniversite çağlarında tanıştığım bu kısa ama etkisi cilt cilt romanların etkisine tekabül edebilen öykü ile tekrar hoşbeş olmaya karar verdim. Ve bu sefer ki düşüncelerim bambaşka oldu. Nasip olur da hayatımın ileri ki yıllarında tekrar raflardan indirebilme fırsatını elde edersem eminim çok daha başka şeyler düşüneceğim.

Can yayınları böyle bir kapak tercih etmiş fakat Kafka aslında kapakta böcek çizilmesini tercih etmemiş. Ancak görüyoruz ki Kafka'nın isteği gerçekleşmemiş. Bknz:





Kafka'dan "Kurt Wolff" yayınevine,                                                                                  Prag, 25 Ekim, 15



"Son mektubunuzda, Değişim'in kapağını Ottomar Starke'nin yapacağını yazıyorsunuz... Daha çok illüstrasyonla uğraştığı için Starke'nin tutup böceği çizmek isteyebileceğini düşündüm. Sakın ha, lütfen buna engel olun! Etkinlik alanına karışmak istiyor değilim, Sadece doğal olarak hikayeyi daha iyi tanıdığım için rica ediyorum. Böceğin kendisi çizilmez. Bir kereliğine olsun, uzaktan bile gösterilemez. Böyle bir niyeti yok da benim ricam gülünç kaçıyorsa - çok daha iyi. Ricamı kendisine ulaştırır ve üzerinde durulması konusunda ısrar ederseniz size büyük bir gönül borcu duyacağım. Kapak resmi için önerilerde bulunmama izin verecek olursanız, şu sahneleri önerirdim; kapalı kapının önünde duran anne babayla bürodan gelen müdür yardımcısı ya da daha iyisi anne, baba ve kız kardeş aydınlık odada durmuş bekliyorlar, o kapkaranlık yan odaya açılan kapı da açık..."


Hikayenin baş kahramanı Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak görür. İlginç bir şekilde bunu umursamamakta ve hayatına kaldığı yerden devam etmeye çabalamaktadır. İşe gitme vaktinin geldiğini bilir fakat bir türlü yataktan kalkmayı başaramaz. Bilir ki  ailesi telaşlanacak, müdürü mutlaka onu ziyarete gelecektir. Ve olanlar olur. Gregor'un dönüşüm geçirdiği gerçeğini herkes öğrenir. Korku, tiksinti, dehşet, merhamet, acıma karışımı bir hikaye başlar. 

Aslında kitaptaki tek dönüşüm Gregor'un ki değildir. Babası ve özellikle kız kardeşi de çok ciddi bir dönüşüm geçirmiştir. Fiziksel değil ama karaktere yansıyan bir dönüşüm. Kız kardeşinin ona acıması, merhamet duyması, onu beslemesi, görünüşüne tahammül edebilmesi yerini zamanla ondan kurtulma isteğine bırakmıştır. Hayat da böyle değil miydi oysa? Çok sevdiğimiz insanlara gün gelir tahammül edemeyiz ve onları yalnızlığa sürükleriz. Bir dönüşümden geçtiğimiz için... 

Babasının ise en başından sonuna kadar aynı sertlikte oluşu, Gregor'un sesini duyurma isteği fakat dışarıya sadece bir böcek mırıltısı verebilişi, babası tarafından defalarca yaralanışı, bir böcek gibi görünmesine rağmen insanca duygulara sahip olması ve zamanla bunları yitirmeye başlaması, ve en sonunda Gregor'un annesinin de değişim geçirmesi, öykünün özeti sanırım...

Hepimiz bazen bir böcek gibi hissetmiyor muyuz kendimizi? Gregor'un böyle bir durumda işe gitmek için çırpınması ve endişelenmesinde, çalışma hayatının gönüllü bir kölesi olmasında bizim de hayatımızdan örnekler yok mu? 

Bir Siyaset Bilimci ve Tarihçi olarak kitabın kapitalizme dair ışık tuttuğu gerçekleri görmezden gelemem. Kapitalizm'de nasıl katı tutumlara yer varsa, bu aileyi birbirine bağlayan sevgi,saygı, hoşgörü gibi bağlar yerine sertliğe bırakmıyor mu? İşe yaramayan Gregor bir kenara atılmıyor mu? Gregor'un işiyle ilgili söylemleri bize nasıl böcekleştiğini göstermiyor mu?

Söylemek istediğim o kadar çok şey var ki aslında ama kitabın sonuna dair spoiler vermekten endişe ediyorum. :) Ancak söylemeliyim ki kitabın sonu ayrıca tahlil edilmeli.

 Bir Kafka sever olarak okuyun, okutturun diyorum! 

Arka Kapak:


Franz Kafka'nın 1915'te yayımlanan Dönüşüm adlı öyküsü, yazarın, anlatım sanatının doruğuna ulaştığı bir eseridir. Küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu uzun öykü, aynı zamanda toplumun dayattığı, işlevini çoktan yitirmiş kalıplara bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı bir biçimde dile getirir. 

Kitabın Değişim olarak bilinen adının gerçekte Dönüşüm olduğu, ifadesini Ahmet Cemal'in açıklamasında bulur: "Gregor Samsa'nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat 'başkalaşım'dır O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur."

Bu açıklama, Kafka'nın eserini tanımlarken kullandığı ifadeyle de örtüşür: "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var... Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay." 


4 yorum:

  1. En kısa zaman da okumam gereken kitaplardan biri :) Hep aklımda olmasına rağmen bir türlü sıra gelmedi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle :) Bence Dönüşüm Kafka'nın en düşündürücü ve anlamlı eseri. En kısa zamanda yorumunuzu okumayı ümit ediyorum. :)

      Sil
  2. Okunması gereken çok ilginç bir kitap. Kafka herkesten farklı düşünen bir yazar ve çok ilginç tespitleri var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle. Dilerim henüz okumayanların Kafka ile tanışmasına vesile oluruz.

      Sil