Zeliş (Tütün Zamanı-1)- Necati Cumalı

Necati Cumalı romanlarını toplumsal meselelere yaptığı vurgu sebebiyle çok beğenirim. İşte o romanlardan biri Zeliş. Yazar yaklaşık 70 yıl önceki Türkiye'ye öyle güzel ışık tutmuş ki bu sayede bugün bile hala romandakine benzer olayların yaşandığını görebiliyoruz. Bizi biz yapan bazı unsurlardan kolay kolay vazgeçemiyoruz. Kültürümüz dünden bağımsız değil.

Roman İzmir'in Urla ilçesinde geçmektedir. Yazarımız da 1921 yılında mübadele sonucunda ailesiyle birlikte Urla'ya göçmüştür. Buna istinaden Urla yazar için çok önemlidir ve romanlarında sıklıkla geçmektedir. Kahramanlarımızdan Zeliş 16-17 yaşlarında, çok akıllı, becerikli, mücadele ruhuna sahip, korkusuz bir genç kızdır. Cemal ise Zeliş'in aksine biraz ürkek, efendi, fakir bir ailenin oğludur. Bir gün Zelişlerin keçisi Cemal ve ailesinin bahçesine kaçar. Zeliş ve kardeşi binbir sıkıntıyla keçiyi geri getirmeye giderler. Orada karşılaşırlar ve birbirlerine aşık olurlar. Ancak ne aileleri ne de Zeliş'i isteyenler bu aşıkları rahat bırakır. Babası, Zeliş'i sevmediği birine verecektir. Zeliş kendisini kaçıracakları korkusuyla gider Cemal'in yanına. ''Ben geldim.'' der ve yola düşerler...

Yani bir kaçış romanıdır bu. Kaçarak evlenmek zorunda kalmak hala toplumumuzun bazı kesimlerinde mevcut. Başlık parası, aile itibarı gibi şeylerle gencecik kızların hiç istemediği evlilikler yaptığını, kendilerinden yaşça büyük kimselerle evlendirildiklerini biliyoruz. 1950'den içinde bulunduğumuz yıl olan 2016'ya kadar ne değişti? Neden hala bu kadar cahiliz? Yani kitaptaki en büyük olgu aslında aşktan ziyade ''cahillik''. Üzerinde tefekkür etmek gerek.

Bu iki gencin masum aşkları, mektuplaşmaları, birbirleri için hiç düşünmeden ailelerini terk etmeleri ve sonrasında yaşananlar okunmaya değer. Ailelerin kavgaları, resmi makamlarda yaşananlar, polisin ve savcının tutumu insana ''yok artık'' dedirtiyor. Rıza ile kız kaçırıp hapis yatmak zorunda kalıyor insanlar. Yani oldukça trajikomik. Basit, sade fakat sıcacık bir aşk öyküsünü içermesiyle Zeliş romanı gönlüme hitap etti. Tütünlerin kırıldığı, emeğin ölmediği, her şeyin doğal olduğu, insanların birbirleriyle hasbihal edebildiği günlere de özlem duyuyor insan. Hiç yaşamamış olsa bile...

Ayrıca çok akıcı ve anlaşılır bir dili var. Toplumumuzun gerçeklerine ışık tutan, realist bir roman okumak isteyenler bu romanı listelerine ekleyebilirler.

Keyifli Okumalar...


8 yorum:

  1. Daha önce hiç Necati Cumalı kitabı okumamıştım ama çok güzel anlatmışsın. Listeye eklemeli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eminim çok beğenirsin. Okumanı bekleyeceğim. :)

      Sil
    2. Ankara da nerden aldın kitabı. Kızılay alt geçitte var mı ?

      Sil
    3. Elimdeki kitap çok önceden alınmış ve ben almamıştım. Can yayınlarının olduğu için kitapçılarda mevcuttur diye düşünüyorum. Dost kitabevine uğra istersen. Alt geçitteki kitapçıda hiç gözüme çarpmadı fakat belli olmaz tabii ki. En son ihtimal sahaflarda bulursun. :)

      Sil
  2. Harika anlatmışsın ben de okumamıştım. O günden bu günlere de pek olumlu değişim olmamış sanki, cahillik katlanarak büyümüş sadece.. Kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle. Çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  3. Necati Cumalı'yı çok severim. Değeri çok bilinmemiş bir yazar. Susuz Yaz'ı da severek okumuştum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok sevmiştim Susuz Yaz'ı. Maalesef dediğiniz gibi değeri bilinmeyen yazarlarımızdan. Toplum sorunlarını oldukça gerçekçi bir biçimde işliyor. Keşke daha fazla duyarlı olabilsek. Yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil