Ufak Bir Mola


Merhabalar Sevgili Takipçilerim,

Nasılsınız? Sizleri çok özlüyorum. Yerine getirmem gereken bazı sorumluluklarım olduğundan  buradan biraz uzak kaldım. ''Ya hep ya hiç'' mantığına sahip bir insan olarak bir işi en iyi şekliyle yapamayacaksam hiç yapmamayı tercih ederim. O yüzden öncelikle diğer işlerimi halledeceğim. Sonrasında yine sizlerleyim inşallah. 

Bugün bir kitap, film ya da özel bir konu olmasın da içimden geldiği gibi konuşayım ne dersiniz? Kısa bir mola vermek istedim ve yüreğim beni hemen buraya getirdi. İyi de yaptı bence. Sizlerle istişare etmeye çok ihtiyacım var...

 Tüm Türkiye gibi benim de yüreğim kan ağlıyor. Kocaman bir cenaze eviyiz adeta. Ülkemde ve tüm dünyada yaşananlar beni derinden sarsıyor. Ama her zaman diyorum ki yılmayacağız, yıkılmayacağız, asla pes etmeyeceğiz! Gidenler geride kalacak belki ama onlar daima bizi bu topraklar üzerinde yaşatan kahramanlarımız olacak. Rabbim razı olsun! Yardımcımız olsun! Hepimizin bir görevi var. İsyan edip bağırıp çağırmaktan ziyade lütfen bu bilinçle hareket edelim. Belki bizler polis, asker değiliz. Ancak kimimiz kalemiyle, kimimiz duasıyla, kimimiz yüreğiyle ifa edecek bu görevleri. Ve kahramanlarımıza destek olacağız. Allah'ın izniyle oynanan tüm oyunlar bir bir yıkılacak. Sabırlı olalım güzel kardeşlerim. Biz Türkiyeyiz! Rabbim bu kara bulutları kaldırsın ülkemizin üzerinden... Güzel, güneşli günlere uyanalım artık...

Ben mücadelemi çoktan belirledim. Başarabilirsem kalemimle destek olacağım sizlere. Bunun için çabalıyorum. Dua eder misiniz benim için?  Benim günlerim makale yazmak ve okumakla geçiyor. Edebi kitaplara şuan çok zaman ayıramıyorum. Çünkü makaleleri zamanında teslim etmem gerek. Peki sizler neler yapıyorsunuz? Hedeflerinizi, hayallerinizi paylaşır mısınız benimle?

Peki ben neden böyle bir fotoğraf paylaştım sizlerle. Aslında en çok cevap aradığım soru bu. Sizlere de sormak istiyorum. Kendimi çok çaresiz ve ikilemde hissediyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. ''Affetmek'' iyi insanlara yakışan ve çok cesurca bir eylem. Fakat sizin de hiç affedemediğiniz oldu mu? Canınızın çok yandığı, acının bütün hayatınıza sirayet ettiği ve size bu acıyı yaşatanları bir türlü affedemediğiniz oldu mu? İnsanın omuzlarına devasa bir yük gibi binen bu ağırlık nefes almayı güçleştiriyor. Kurtulmak istiyorum... Fakat işte o zincirli eller gösteriyor ki insan önce kendini affedebilmeli. Bir başkasını affetmenin yolu buradan geçiyor... Ben kendimi de affedemiyorum. Kendime acımasızca sıkıntı yaşattığım, haketmeyen insanları hayatıma dahil ettiğim ve haddinden fazla sevdiğim, sırf bu yüzden yüreği güzel, hakikatli insanlardan kaçtığım için kendimi affedemiyorum. Ben kendimi affetmek ve o güzel kelebeğe dokunmak istiyorum artık. Böylesi yaşamak bana sadece acı veriyor...

Nedir bana önerileriniz? Neler yapabilirim? Bu ciddi bir sorun hayatımda. Hatta hastalık! Nasıl iyileşebilirim? Kendi kendimin doktoru olmak istiyorum artık. Çünkü gerçekten çok yoruldum... Karşıma çıkan güzel yürekli insanlar var. Onlarla güzel bir hayat yaşamak istiyorum ben... Bir küçük öneride bulunur musunuz bu kardeşinize? Hepinizden Allah razı olsun. Sizleri sevgiyle selamlıyorum...



21 yorum:

  1. Özellikle gündeme dair bakış açınızı sevdim. Bir yerlere makale yetiştirme konusunda da o makaleleri daha sonra blogunuzda neden paylaşmadığınızı anlayamadım. Bu yazı .... sitesi için yazılmıştır gibi bir notla paylaşabilirsiniz gibi.

    Affetmek konusu da affedilecek kişiye göre değişir. Kim olduğu ve yaptığı hataya göre değişir. Zaten ısınamadığım biriyse hemen hayatımdan çıkarırım ama bazıları da var kendini affettirmeyi bilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar.
      Makale konusunu detaylı anlatmamışım kusura bakmayın. Şöyle ki bunlar yüksek lisans eğitimim için hazırlamakla mükellef olduğum makaleler. Yani fazlasıyla akademik. :) Fakat ilgilileri için değerlendirildikten sonra akademik hesaplarımda paylaşmayı düşünüyorum.

      Sözün bittiği yerde değiliz. Tam tersine konuşacak çok şeyimiz olduğunu düşünüyorum. O yüzden herkesi bilinçli ve seviyeli olmak kaydıyla konuşmaya davet ediyorum. Susmak çare olmuyor çünkü. Birbirimizi aydınlatmak vazifemiz...

      Hayatımdan çoktan çıkardığım bir insanı affedemiyorum. Hata büyük, affettirme çabası mevcut değil zaten karşısındakinin sıkıntısından bile bihaber... Bilse de ufacık bir yürek sızlaması olmadan hayatına devam eden türden bir insan benim bahsettiğim... Affetmek Allah'a mahsustur derler lakin beceremiyorum. Ve bu omuzlarıma ciddi anlamda bir yük bindiriyor. Çok derin sarsılmışım... Belki de fazla duygusal yapımdan kaynaklanıyor. İnsanlara kin besleyen biri değilim, öfkem de yok aslında ama canımın acısını hep taze hissettikçe içimden affetmek gelmiyor.

      Yorumunuz, desteğiniz için çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. Affetmemek günah değil yaşam etiğinin dışında da değil. Böyle durumlarda Allah'ın razı olmayacağı kindir herhalde. Kin önce kişiye en fazla zararı verirç Bazen gerçekten affetmeyi hak etmeyen kişiler oluyor karşımızda, Allah'ın hacda Arafat ta tüm günahlarından arındırdığı kullarını kul hakkı dışında diye uyarması da bunu gösteriyor. Zaten gönül kırılmış ve soğumuşsa af dilde kalır, bir anlamı olmaz. Dünyaya dair her şeyin sonu ayrılık, ve yok oluş. Ama sevgide de ebedi aleme taşınan ilişkiler var, hakiki gönülden samimi ilişkiler.. Hiç düşünmeyin üzerinde, vicdan en hassas terazimiz. Üstelik inancını kendine rehber yapmış biri olarak siz içinizden gelen sese rahatlıkla kulak verebilirsiniz. Hak etmediği yeni bir şansı verdiklerimiz çoğu zaman aynı şeyi bize tekrar yaşatabiliyor. İçinizden fısıldayan vicdan sesi ne diyorsa doğru odur. Huzur, hakiki dostluklar ve sevgiler olsun hayatınızda..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ne de güzel konuşmuşsunuz yine. Sizin şu sözleriniz ne kadar rahatlatıyor beni bilemezsiniz. Her seferinde hayranlıkla ve heyecanla okuyorum cümlelerinizi... Gönlüme su serpildi adeta. Öyle ferahladım ki! Çok doğru söylediniz. ''Gönül kırılmış ve soğumuşsa af dilde kalır.'' İşte bu duygularımın özeti niteliğinde olmuş. İçimde kin yok, öfke yok. Çok şükür. Ama kırgınlık çok... Galiba yüreğime biraz daha zaman tanımalıyım. Fazla kurcalamamalıyım bunu. Ebedi alemde de süren ilişkilerimiz ve dostluklarımız olması duasıyla.. Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. :)

      Sil
  3. Bu arada Kuyucaklı Yusuf'u okudum, şimdi 2. Sabahattin Ali kitabını okuyorum. Çok beğendim hatta daha önce ben okudum mu acaba dedim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindiim. :) Gerçekten mükemmel bir yazar. Hikayeleri de müthiş. İnşallah yorumumuzu bizimle paylaşırsınız. :)

      Sil
  4. Siz sadece fazla iyisiniz. Gerçekten. İnsanlar, biz, düşündüğünüz kadar büyük değiliz. Zarar görmüşsünüz evet ama bunu biraz da siz istemişsiniz. Ben pek anlamam aslında affınıza sığınıyorum ama, fazla düşünmek fazla sebeplere neden olur. İçinizdeki bu kaosu durdurabilecek birisi yok. Güzel bir kelebek olmak için tırtıla katlanmak gerek ya da zincirli ellere. Canınızın acıması geçmeyeceği anlamına gelmez. Hayatınızda irade ve sabır hislerini nerede kullanmayı planlıyorsunuz? Doğru yerde düşünün lütfen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Samet... Sen gerçekten en yakınımdaki birçok insandan çok daha iyi ve olgun bir dostsun. Hem de onlardan yaşça küçük olmana rağmen! Benim için böyle güzel düşündüğün için sana minnettarım. Ben biliyorum ki sen de gerçekten çok iyi birisin. Senin de söylediğin gibi bunu biraz da ben istemişim. Sonunda idrak ettim bunu. Sabrediyorum ve büyük irade göstermeye çalışıyorum mükafatı olur bir gün değil mi? Allah büyük... Söylediğin her bir cümle benim için çok değerli ve çok iyi geldi. Dikkate alacağım bunları. Teşekkür ederim. Eksik olma...

      Sil
  5. affetmek Allah'a mahsus , her kötü affedilmemeli bence... Kötülüğüne karşılık ta verilmemeli tabii... Beklenmeli er ya da geç herkes görecek yaptıklarının bedelini ama iyi ama kötü...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Çok canım yandı çok. Canım yandı derken bile gözlerim doluyor öyle yandı... Sadece affetmenin beni hafifleteceğini düşünüyorum. En azından biraz olsun unutmak. Mutluluğumun gölgelenmemesini istiyorum. Çok mu...

      Sil
  6. Sevgili yavrum. Affedememek. İnanır mısın bu yaşımda onlarca senelerden sonra benim tam da yorgun düştüğüm ancak dinlenmeyi düşündüğüm zaman diliminde beni bulan ve üç buçuk sene beni oyalayan, arkadaşlığımıza bir ay evvel nokta koy masa bile isyan eden birini ben de affedemiyorum. Keşke bunu becerebilseydim ve bir tavsiyede bulunabilseydim. Asıl kendimize yararı olacak affetme konusunu aslında zamana bırakmak en iyisi galiba. Zira o kızgınlık sürecini de yaşamamız gerek. Her şey affedilmiyor. Sadece söylemesi kolay. Sana en içten dualarımı gönderiyorum mubarek cuma günü öğle saatlerinde. Vatanımız sonunda selamete çıkacak dilerim yavrum. 2017 de eğitimin başta olmak üzere, tüm senen sağlık, mutluluk ve neşeyle geçsin. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Ablacığım ne güzel ve özel bir insansınız <3 Sizin gibi görmüş geçirmiş çok kıymetli bir ablamdan bunları duymak en azından kendimi artık suçlamamam gerektiğini anlamama yardımcı oldu. Eksik olmayın! Dilerim tüm o kırgınlıklar, kızgınlıklar bir gün silinir gider... Geriye bir burukluk kalacak olsa da. Hayatın her bir duygusu anlamlı ve bizler için. Vatanımız selamete çıksın da gerisi mühim değil, her şey hallolur... Güzel dilekleriniz ve dualarınız için çok teşekkür ederim. Sizi saygıyla selamlıyorum.

      Sil
    2. Teşekkür ederim yavrum. Sevgiyle kucaklıyorum :)

      Sil
  7. Ne güzel yazmışsınız evet ülkemiz cenaze evi gibi kaç zamandır. Teşekkürler böyle güzel bir noktaya değiniz için. İnşallah geçecek bu zamanlar. İnsanları affedemediğimiz zamanlar oluyor tabi ki. Ben affedemediğim yerde Allah'a bırakırım. Çünkü bilirim kader herkesle en güzel biçimde ilgilenecektir. Bu düşüncenin yerleşmesi biraz zaman alıyor ama yerleşiyor sonunda. Benimde kendime çok zarar verip, bu yüzden kendimi affedemediğim zamanlarda oldu. Sonra kendimi de kabullenmem gerektiğini anladım. Dünyanın kurallarına göre oynayamıyorsak oyunu bu bizi hatalı yapmaz. Belki kuralar yanlıştır. Naçizane fikrim böyle. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Her bir yorum çok değerli ve bana ışık tutuyor. Bakış açımı tazeliyor. Katılıyorum size. Belki kurallar yanlış ve ben acı çekmek pahasına bildiğim kurallardan şaşmayacağım. Benim biraz zamana ihtiyacım var galiba... Artık bu affedememe durumunun hayatıma engel olmasına müsaade etmeyeceğim. Rabbim büyük. Ben de Rabbime bırakıyorum. Sevgiler :)

      Sil
  8. Harika anlatmışsınız, efendim. Hislerime tercüman olmuşsunuz. Hem hep birlikte yaşadığımız üzücü olaylarda, hem de o resmi anlattığınızda... Bana kalırsa zamana bırakmak lazım, kendiliğinden hallolacaktır. Eğer olmazsa bile, yaşadığınız sıkıntı bir nebze azalacaktır...
    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim efendim. Sizin gibi kıymetli birinin yorumunu görmek beni memnun etti. Sanırım artık zamana bırakmayı da öğrendim. Daim olsun! Daha mutlu postlarda görüşmek dileğiyle. :)

      Sil
  9. Bende kendimi affedemeyenlerdenim.sizin gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yapacağız peki biz böyle? Hayatı çekilmez kılıyor...

      Sil
  10. "Tırtılın öldüm dediği yerde, Allah kelebek dermiş." O yüzden vazgeçmemek lazım en çokta kendinizden ve sevdiklerinizden. Geçmişe sünger çekmek hiç kolay değil tabii ki hele de o geçmiş hep gözünüzün önündeyse ama bir yerlerden de başlamak lazım. Mesela önce karşınıza çıkan güzel yürekli insanları hayatınıza sokarak başlayabilirsiniz. Daha sonrada kendinizi affetmek için bir adım atarak. Kartalın hikayesini bilirsiniz belki. Bir köşede acılarınızla yokolmayı beklemektense, herşeye, herkese en çokta kendinizi affetmemenizi sağlayan kişiye inat küllerinizden yeniden doğmayı denemelisiniz. En güzel şey yazmaktır bence içini boşaltır insanın. Onun için en çok yazmalısınız inanın paylaştıkça küçülecektir acılar, öfkeler ve kinler. Kış hep gelir bazen o kadar uzun sürer ki insan bahar hiç gelmeyecek sanır. Ama hiçbir şey sonsuz değildir inanın baharda gelir, dallar yine yeşerir, yine çiçeklenir. Sadece kendinize bir fırsat verin o kişiyi de Allah'a havale edin yeter. Çünkü O herşeyin en iyisini bilir. Çünkü siz çok değerlisiniz. Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu anlamlı yorumun üzerine yazmaya ve bloguma daha sıkı sarılmaya karar verdim. :) Çok teşekkür ederim. Derdimle dertlenip uzun uzun yazmışsınız bana. Okurken gözlerim doldu. Rabbim sizden razı olsun. Söylediklerinizi hiç unutmayacağım. Gönlüme su serptiniz çünkü. Rabbim her şeyin en iyisini bilir. Boyun eğiyorum onun imtihanına ve şükrediyorum... Sevgiler.

      Sil