Fahrenheit 451-Ray Bradbury


Ankara-İstanbul yolculuğum ve dönüş yolu boyunca oldukça akıcı ve merak uyandırıcı bir kitap okudum. Distopya severler için mutlaka okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Hatta bu kitabın üzerine uzun bir süre bu türde kitap okumak istemeyebilirim.

Arka Kapaktan...

Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. Televizyonun ve teknolojinin hüküm sürdüğü bu karanlık dünyada okuma eylemi ise yok olmak üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag'ın işi ise yasadışı olan üretimlerin en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları.

Montag yaptığı iş üzerine tek bir gün dahi düşünmemişti ve tüm zamanını televizyonla kaplı odalarda öldüren eşi Mildred'le beraber ömrünü geçiriyordu. Ancak yeni komşusu Clarisse'le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag artık tüm bildiklerini sorgulayacaktı.

''YAKMAK BİR ZEVKTİ''

Kitabın ilk satırlarında, Montag'ın kitapları yakarken duyduğu o haz ve ürkütücü gülümsemesi... Okurken hep gözlerimin önündeydi ve tüylerim ürperdi.

Kitaplara aşık bir insan olarak kitapsız bir dünyada yaşamanın nasıl bir işkence olduğunu düşündüm. Zor, çok zordu... Teknolojiyle uyuşturulmuş beyinler, düşünmekten sorgulamaktan aciz, ahmaklaşmış insan sürüleri...

Kitap boyunca dedim ki o ''yaşlı adam'' veya ''Clarissa'' gibi kim bilir kaç insan vardı böyle bir dünyada? Sayıları çoktu belki ama korkutulmuş ve ürkektiler. Hem ellerinden ne gelebilirdi ki?

Peki biz böyle bir dünyada yaşasaydık? Kitaplarımız ellerimizden alınsa ve yakılsaydı, bir daha hiç okuma şerefine nail olamayacak olsaydık, uyuşturulsaydık?

Hoş, bir zamanlar buna benzer olaylar yaşadık değil mi? Kitap gömmek, saklamak zorunda kaldık.

İşte bu distopyaların en çarpıcı yönleri de bu. Yazarının hiç bilmediği bir zamana ve ülkeye dahi hitap ediyor olabilmesi...

Bugün de akıllı telefonlarımız, tabletlerimiz, kitap okumayı kolaylaştıran uygulamalarımız var. Kolaylık ve güzellik gibi görünse de bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir dünyada tüm bu imkânlar bizi tembelliğe sürüklüyor. Bilgi yığınlarının içinde bir sayfa dahi okumadan geçirebiliyoruz günlerimizi...

Oysa eskiden ödevlerimi ansiklopedilerden, antolojilerden araştırır, yazardım. Çok geçmedi üzerinden topu topu 25 yıllık ömrüm var... Aradığım bilgiye ulaşamayınca strese girerdim ama bir şekilde bulur ve o bilgiyi gerçek manada öğrenirdim.

Acaba nasıl bir geleceğe doğru gidiyoruz? Bu kitaptaki gibi bir sonla karşılaşmak mümkün mü?

Altını Çizdiğim Cümleler

Bu bir uyarı kitabıdır. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatır.

Kitaplar hayatımdaki en önemli şeydi... (Hayatımın kısa ama net alıntısı olabilir.)

Fikirler-yazılı fikirler- özeldir. Öykülerimizi ve düşüncelerimizi nesilden nesile aktarmanın yoludurlar. Onları yitirirsek ortak tarihimizi yitiririz. Bizi insan yapan şeyin çoğunu yitiririz. Ayrıca kurgu empati kurmamızı sağlar: Bizi başka insanların zihnine sokar, dünyayı onların gözünden görme armağanını verir. Kurgu, doğru şeyleri bize anlatıp duran bir yalandır.

''Çok eskiden itfaiyecilerin yangınları başlatmak yerine söndürdüğü doğru mu?''
- ''Hayır. Evler hep yangına dayanıklıydı, inan bana.''
''Tuhaf. Bir keresinde duyduğuma göre, çok eskiden evler kazayla yanarmış ve itfaiyecilere alevleri söndürmeleri için ihtiyaç duyarlarmış.''

''Biz ne zaman tanıştık? Ve nerede?''

- ''Nasıl ne zaman tanıştık?''

''İlk kez nerede ve ne zaman görüştük?''

-''Tabii ki şeyde...'' Mildred sustu. ''Bilmiyorum.'' dedi.

Montag üşüyordu. ''Hatırlayamıyor musun?''

-''Öyle uzun zaman oldu ki.''

''Sadece on yıl, hepsi bu, sadece on!''


Bir insanın etrafındaki dünyaya ve hayata bakarak bazı düşüncelerini yazıya dökmesi belki bir ömür sürdü; sonra ben geldim ve iki dakikada bam! Her şey bitti.

Bir şeyin nasıl değil neden yapıldığını öğrenmek istiyordu...

Uyuşukluk geçecek, diye düşündü. Zaman alacak ama başaracağım veya Faber benim yerime yapacak. Bir yerlerde birileri bana eski yüzümü, eski ellerimi eskiden oldukları haliyle geri verecek. Gülümsemem bile, eski bitkin gülümsemem bile gitti. Onsuz kaybolmuş haldeyim.

Kitaplar unutmaktan korktuğumuz bir sürü şeyi depoladığımız kapların bir türüydü yalnızca. Hiç sihirli bir tarafları yok. Sihir sadece kitaplarım söylediklerinde, evrenin parçalarını nasıl dikerek bizim için giysi haline getirdiklerinde.

İnsanın muhteşem tarafı budur; sil baştan yapmaktan vazgeçecek kadar umutsuzluğa veya tiksintiye kapılmaz asla...

Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi Dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiği o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi.

Keyifli Okumalar...








10 yorum:

  1. Fahrenheit 451 konusuyla, anlatmak istedikleri ile çok beğendiğim bir kitaptı. Kitaba göre, biraz farklılıklar içerse de filmi de güzeldi. Guy Montag benim kitaplara kaçan kahramanlarımdan. "Kitaplara Kaçanlar" ı ziyaret edip, 13. Nisanda yayımladığım ilk yazımı okursanız, beni ve Guy Montag'ı mutlu edersiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sitenizi ziyaret edeceğim. :)

      Sil
  2. Kitabı her yerde görüyorum bu aralar. Listeme ekledim. Bakalım ne zaman okuma fırsatı bulacağım :)
    Paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet biraz popüler oldu ama kesinlikle buna değer :)

      Sil
  3. Mutlaka okunmalı. Tekrar tekrar okuyabilirim. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ara ara dönüp altını çizdiğimiz satırlara bakmalı :)) Yorumun için teşekkür ederim.

      Sil
  4. Geçenlerde kapak tasarımıyla dikkatimi çeken güzel bir kitaptı. Görür görmez almak istedim. Bir markette de karşılaştım kitapla. Arasındaki ayraç da bir o kadar dikkatimi çekti.

    Yorumlara bakmıştım oldukça güzel bir bilim kurgu kitabı olduğu söyleniyor. Altını çizdiğiniz cümleler falan kitabın alınması gerekiğini söylüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için çok ayrı bir kitap artık. Okur sever insanlar için okuması bir ayrı heyecanlı olacak. Bence de almalısınız :)

      Sil
  5. Kitapçıda denk gelmiştim ve incelemiştim ama sonrasında beni ikna edemediği için almaktan vazgeçmiştim. Senden dinleyince ama almaya karar verdim. Elimdeki kitap biter bitmez okumaya başlıyorum. Teşekkür ederim senden benden bizden!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alma kararı vermene sevindim. Umarım beğenirsin. :)

      Sil